Belçika’da hükümet krizi patlak verdi: Başbakan istifasını sundu

Belçika’da 2027 yılı federal bütçesi üzerinde anlaşma sağlanamaması, hükümeti istifa noktasına getirdi. Başbakan Bart De Wever’in, koalisyon ortaklarıyla yürütülen görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine istifasını Kral Philippe’e sundu.
Hafta sonu boyunca hükümet üyeleriyle ayrı ayrı görüşmeler yapan De Wever, bütçe açığının kapatılmasına yönelik vergi artışları ve harcama kesintileri konusunda uzlaşma sağlayamadı.
Belçika basınında yer alan haberlere göre De Wever, pazartesi sabahı saat 10.00’dan kısa süre önce Kraliyet Sarayı’na geldi.
Bütçe görüşmelerindeki temel anlaşmazlık, kamu harcamalarının azaltılması ve yüksek gelir gruplarına uygulanacak vergiler konusunda yaşandı.
Koalisyon ortaklarından Flaman Sosyalist Partisi Vooruit, Flaman Hristiyan Demokrat Parti CD&V ve Fransızca konuşan merkez partisi Les Engagés, bütçe açığının kapatılması için yüksek gelir ve servet sahiplerinden daha fazla vergi alınmasını talep etti.
Buna karşılık Başbakan De Wever’in liderliğindeki Flaman milliyetçisi N-VA ile liberal MR, vergi artışlarına karşı çıkarak kamu harcamalarının azaltılmasını savundu.
Taraflar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle bütçe müzakerelerinde ilerleme sağlanamadı.
KRAL PHILIPPE İSTİFAYI KABUL EDECEK Mİ?
Başbakan De Wever’in istifasını sunmasının ardından gözler Belçika Kralı Philippe’e çevrildi.
Kral Philippe, istifayı kabul etme veya siyasi partilerle yeni görüşmeler başlatarak hükümetin görevine devam etmesini sağlama seçeneklerini değerlendirebilecek.
İstifanın kabul edilmesi halinde ülkede yeni bir koalisyon hükümeti kurulması için müzakereler başlatılabilecek. Siyasi uzlaşma sağlanamaması durumunda ise erken seçim gündeme gelebilecek.
Öte yandan Belçika’da geçmiş dönemlerde de başbakanların istifalarını Kral’a sunmalarının ardından müzakerelere devam ettikleri biliniyor.
Bu nedenle De Wever hükümetinin görevini sürdürmesi ve bütçe konusunda yeni bir anlaşmaya varılması ihtimali henüz ortadan kalkmış değil.
10 MİLYAR EURO’LUK BÜTÇE ANLAŞMAZLIĞI
Başbakan De Wever, gelecek yılın bütçesinde harcama kesintileri veya ek vergi gelirleri yoluyla 10 milyar Euro’luk kaynak oluşturmayı hedefliyor.
Belçika hükümeti, 2029 yılına kadar bütçe açığını azaltmayı ve kamu borcunun daha fazla büyümesini önlemeyi amaçlıyor.
De Wever, gerekli önlemlerin alınmaması halinde ülkenin giderek artan faiz ödemeleri nedeniyle yeni borçlanmalara yönelmek zorunda kalabileceği uyarısında bulunmuştu.
Ekonomide “kartopu etkisi” olarak adlandırılan bu durum, mevcut borçların faizlerini ödeyebilmek için yeni borç alınması ve toplam borç yükünün giderek büyümesi anlamına geliyor.
BELÇİKA’DA ERKEN SEÇİM İHTİMALİ
Bütçe görüşmelerinde yaşanan tıkanıklık, Belçika’nın siyasi geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı.
Hükümetin, geçici bütçe uygulamasına başvurmamak için 3 Kasım Salı gününe kadar uzlaşmaya varması gerekiyor.
Geçici bütçe sisteminde, kamu kurumlarının aylık harcamaları önceki yılın onaylanmış bütçesinin on ikide biriyle sınırlandırılıyor.
Başbakan De Wever, daha önce yaptığı açıklamalarda bu yönteme başvurmak istemediğini belirtmişti.
Koalisyon ortaklarının anlaşmaya varamaması halinde mevcut hükümetin geleceğinin yanı sıra ülkenin bütçe politikalarının nasıl sürdürüleceği de belirsizliğini koruyacak.
BELÇİKA’NIN BORÇ YÜKÜ ARTIYOR
Belçika’da bütçe krizinin arka planında kamu borcundaki artış ve yüksek bütçe açığı bulunuyor.
Ülkenin bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 5,2 seviyesinde bulunurken, kamu borcunun GSYH’ye oranının bu yıl yüzde 110’u aşması bekleniyor.
Belçika, bu oranla Euro Bölgesi’nde en yüksek kamu borcu yüküne sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Euro Bölgesi’nde Fransa’nın kamu borcunun GSYH’ye oranı yüzde 116, İtalya’nın yüzde 137 ve Yunanistan’ın yüzde 146 seviyesinde bulunuyor.
Yüksek borçlanma maliyetleri ve bütçe açığının azaltılmasına yönelik baskılar, Belçika’da koalisyon ortakları arasındaki anlaşmazlığı daha da derinleştiriyor.


