Ankara’daki bir otelde gerçekleştirilen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu’na, Bakan Gürlek’in yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, hukukçular ve uzlaştırmacılar katılım gösterdi.
Programın açılışında konuşan Gürlek, uyuşmazlıkların tarafları ve toplumu tatmin edecek adil bir şekilde sonuçlandırılmasının yanı sıra sonuca hızlı, basit yöntemlerle ve en az maliyetle ulaşmanın hem maddi hukukun hem de yargılama hukukunun temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.
Adalet Bakanlığının, yargının görevini etkili bir biçimde yerine getirmesi ve adaletin hızlı bir şekilde sağlanması amacıyla sürekli bir çaba içinde olduğunu belirten Gürlek, bu çerçevede alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine büyük önem verdiklerini vurguladı.
Gürlek, 2005 yılından bu yana sürdürülen reform çalışmaları neticesinde Türkiye’nin ceza mevzuatının insan odaklı yaklaşımlar göz önünde bulundurularak güncellendiğini söyleyerek, ceza adalet sisteminin hukuk devletinin temel güvence unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Sistemin başarısının yalnızca suçların soruşturulması, kovuşturulması ve yaptırıma tabi tutulmasıyla değerlendirilemeyeceğini ifade eden Gürlek, “Mağdurların korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkların makul sürelerde sonuçlandırılması ve toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin artırılması da bu başarının ayrılmaz bir parçasıdır. Geleneksel ceza yargılaması ise suç iddialarının araştırılması, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun karar verilmesi açısından vazgeçilmezdir.” şeklinde konuştu.

Gürlek, her uyuşmazlığın aynı yargılama sürecinden geçmesinin her zaman en etkili veya en verimli çözüm olmayabileceğini belirtirken sözlerine şöyle devam etti:
“Ceza adalet sistemimizde uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi unsurlar ile basit yargılama usulü kanuni şartları çerçevesinde farklı çözüm yolları sunmaktadır. Çeşitli hukuki amaçlara sahip bu mekanizmaların ortak noktası ise ceza adaletinin daha etkin bir şekilde işlemesine katkıda bulunmaktır. Burada özellikle belirtmek istediğim; alternatif çözüm yolları adaletten vazgeçmek değil; adaleti uyuşmazlığın niteliğine uygun yöntemlerle hızlı ve etkili bir biçimde sağlamaktır.”

“ONARICI ADALET MAĞDURUN UZLAŞMAYA ZORLANMASI ANLAMINA GELMEZ”
Adalet Bakanı Gürlek, alternatif çözüm yollarının önemli boyutlarından birinin onarıcı adalet anlayışı olduğunu belirtti.
Ceza adaletini yalnızca suçun işlenip işlenmediği veya hangi yaptırımın uygulanacağı üzerinden değerlendirmenin uyuşmazlığın insani ve toplumsal boyutunu göz ardı edebileceğini aktaran Gürlek şu ifadeleri kullandı:
“Mağdurun uğradığı zararın telafi edilmesi, yaşadığı sıkıntının dikkate alınması ve kendisini doğrudan ilgilendiren süreçte söz sahibi olabilmesi de adaletin önemli unsurlarıdır. Onarıcı adalet yaklaşımı bu ihtiyaçlara cevap vermeyi hedeflerken failin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlayarak sorumluluk üstlenmesini teşvik eder. Tabii ki onarıcı adalet mağdurun uzlaşmaya zorlanması ya da kamu yararının göz ardı edilmesi demek değildir. Sürecin gönüllülük esasına dayanması ile hukuki güvencelerin sağlanması önem taşımaktadır.”
“CAYDIRICILIĞI BELİRLEYEN UNSUR YALNIZCA CEZANIN AĞIRLIĞI DEĞİL, KESİNLİĞİDİR”
Bakan Gürlek ayrıca alternatif çözümler konusunda dikkat edilmesi gereken hususlardan birinin cezasızlık algısına yol açıp açmadığı olduğuna vurgu yaptı.
Alternatif çözümler ile cezasızlığın farklı kavramlar olduğunu açıklayan Gürlek sözlerine şöyle devam etti: “Alternatif çözüm yolları kanunun suç olarak tanımladığı eylemleri küçük düşürmez. Bu yolların hangi suçlarda hangi koşullarla uygulanabileceği yasalarla belirlenmiştir.”
Uzlaştırmada üzerinde anlaşılan edimin gerçekleştirilmesinin diğer alternatif çözüm kurumlarında ise kanunun öngördüğü koşul ve sonuçların gerçekleşmesinin kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Gürlek “Bu nedenle bu yolları sorumluluktan kaçış değil; kanunun izin verdiği kapsamda sorumluluğun farklı şekilde ele alınması olarak değerlendirmeliyiz.” şeklinde ifade etti.
Bakan Gürlek temel yaklaşımlarının cezasızlık algısını ortadan kaldırmak yanında alternatif mekanizmaların sağladığı fırsatlardan etkin biçimde yararlanmak olduğunu belirterek “Çünkü ceza hukukunda caydırıcılığı belirleyen unsur yalnızca cezanın ağırlığı değil; aynı zamanda kesinliği ve süratidir. Adalete duyulan güven de hukukun doğru ölçülü ve öngörülebilir şekilde uygulanmasıyla güç kazanır.” şeklinde görüş bildirdi.
Aynı zamanda alternatif çözüm mekanizmalarının uygun uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlamayı hedeflediğini dile getiren Gürlek şöyle devam etti:
“Yasaların aradığı şartları karşılayan dosyaların bu yöntemlerle tamamlanması mahkemelerin daha kapsamlı delil incelemesi gerektiren karmaşık suçlarla ilgili davalara yeterince zaman ayırabilmesine olanak tanır. Uyuşmazlıkların daha hızlı çözümlenmesi vatandaşlarımızın duruşmaya katılmak için iş yerlerinden izin almak zorunda kalmalarını azaltırken yol masraflarını da en aza indirir. Bu yaklaşım sadece dosya sayısını azaltmakla kalmaz; aynı zamanda yargısal kaynakların doğru yerde kullanılmasını sağlar, iş süreçlerini iyileştirir ve adalet hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefler. Ceza hukukunda alternatif çözümlerden biri olan uzlaştırma aslında toplumumuzun kültüründe köklü olarak var olan onarıcı adalet anlayışını temsil eden bir sistemdir.”
30 BİN ÜSTÜNDE UZLAŞTIRMACI GÖREV YAPIYOR
Bakan Gürlek, ilk kez 2005 yılında ceza adalet sistemine dahil edilen uzlaştırmanın aralık 2016’daki köklü değişikliklerle büyük bir sıçrama yaptığını söyledi.
Gerçekleştirilen düzenlemelerle uzlaştırmanın ceza yargılamasının yükünü hafifleten etkili bir kurum haline geldiğini vurgulayan Gürlek ayrıca uzlaştırma sürecinde tarafların mağdurun zararlarını gidermenin yanı sıra sosyal dayanışmayı pekiştiren eylemler üzerinde de mutabakat sağladıklarını ifade etti.
Ayrıca 30 binden fazla uzlaştırıcı siciline kayıtlı olarak görev yapmakta olduğunu belirten Bakan Gürlek “2017 yılından itibaren iki milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli arasında uzlaşma sağlandı. Diğer alternatif çözümlerde de önemli başarılar elde edildi; seri muhakeme, ön ödeme gibi yöntemlerle çok sayıda dosya sonuçlandırıldı. 2025 yılı itibarıyla alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza mahkemeleri ile çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 oranında azalma görüldü.” bilgisini paylaştı.
Bakan Gürlek asıl hedeflerinin yargının iş yükünü yönetilebilir kılmak yanında adalet hizmetlerinin kalitesini artırmak olduğunu kaydederek “Alternatif çözüm yollarından beklenen faydanın artırılması için uygulamaların iyileştirilmesi gerekiyor; ayrıca kurumlar arasında işbirliğinin güçlendirilmesi ile karşılaşılan sorunların düzenli olarak gözden geçirilmesi gerekmektedir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na giden yolda “Adaletin Yüzyılı”nı inşa ederken tüm ekip arkadaşlarıyla birlikte gayretle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Bakan Gürlek “Adalet hizmetleri sistemimizin esas görevlerinden biri vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmaktır.” ifadelerini kullandı.
Konuştuktan sonra uzlaştırmada 2025 yılında en başarılı performans sergileyen 33 Cumhuriyet başsavcılığı temsilcisiyle en başarılı 10 uzlaştırmacıya plaketler verildi.